Hayat bazen bize tek bir gerçek varmış gibi hissettirir. Oysa gerçek dediğimiz şey , çoğunlukla bizim ona nereden baktığımızla şekillenir. Bir olay , bir söz , hatta bir sessizlik bile ; farklı bakış açılarıyla bambaşka anlamlara bürünebilir. İşte bu yüzden , bakış açısı yalnızca düşünme biçimimiz değil, aynı zamanda hissetme ve yaşama biçimimizin de temelidir. Aynı sokakta yürüyen iki insanın gördüğü şey bile aynı değildir. Biri detaylara takılır, diğeri bütünü görür. Biri hisseder, diğeri sadece izler.

Aynı olay , iki farklı insanda bambaşka duygular uyandırabilir. Birinin kolayca geçtiği bir an, diğerinin içinde uzun süre kalabilir. Çünkü , herkes hayata kendi penceresinden bakar. Ve o pencere ; yaşadıklarımızla , öğrendiklerimizle, hatta bazen fark etmeden içimizde biriktirdiklerimizle şekillenir.

Bir sabah yağmur yağdığında kimi insan için bu , huzur veren bir melodiye dönüşür. Camdan süzülen damlalar dinginliği anlatır. Başkası içinse aynı yağmur, planların bozulması , gecikmeler ve huzursuzluk demektir. Yağmur aynıdır, değişen sadece ona yüklediğimiz anlamdır. Bu yüzden anlamakta zorlanırız bazen “ Ben olsam böyle yapmazdım “ dediğimiz yerde , aslında karşımızdakinin nereden baktığını kaçırırız. Oysa , gerçekten dinlemek , anlamaya niyet etmek, bakış açımızı genişletmenin en basit yolu olabilir.

İnsan çoğu zaman kendi düşüncelerinin içinde kalır. Alıştığı gibi düşünmek daha kolaydır. Ama o kolaylık, bazen bizi dar bir çerçeveye hapseder. O çerçevenin dışına çıkmak ise zor gibi görünür. Oysa alternatif bir açıdan bakabilmek, en karmaşık durumları bile yumuşatabilir. Belki de bir çıkmaz sandığımız şey , sadece henüz doğru yerden bakmadığımız bir yoldur.
Bakış açısını değiştirmek her zaman kolay değildir. İnsan , alıştığı düşünce biçiminden vazgeçmekten zorlanır. Ama küçük bir adım bile büyük fark yaratabilir. Bir cümleyi yeniden yorumlamak , bir olayı biraz daha geniş bir çerçevede değerlendirmek ya da sadece dinlemeye daha çok alan açmak… Bunların hepsi , bakış açımızı genişletmenin yollarıdır.
Unutmamak gerekir ki , dünyayı değiştirmek çoğu zaman mümkün değildir. Ama ona nasıl baktığımızı değiştirmek , bizim elimizdedir. Ve bazen bu küçük değişim , içimizde büyük bir huzurun kapısını aralar.

Bu görsel bir optik illüzyon iki şekilde algılanabiliyor:
- Ortada ki beyaz şekle odaklanırsanız : Bir vazo görüyorsunuz.
- Siyah alanlara odaklanırsanız : Birbirine bakan iki insan profili görüyorsunuz.
Görüntü değişmiyor , sadece sizin odağınız değişiyor.
Hayat da çoğu zaman böyle . Aynı durum , aynı an … ama herkesin gördüğü başka. Çünkü bazen gerçek , ona nereden baktığınızla şekillenir.


