Skip links

CAPPUCCINO’NUN ADI NEREDEN GELİYOR ?

Cappuccino…. Bugün sabah rutinlerimizin , şehir yürüyüşlerinde ve sohbet molalarında sıkça tercih edilen bir kahve. Köpüklü fincanın arkasında, yüzyıllar boyunca dolaşan oldukça iliginç bir hikayesi var.

Cappuccino’nun hikâyesi 16. Yüzyılın Kapuçin Rahipleriyle başlıyormuş. Koyu kahverengi kapüşonlu cübbeleri olan rahipler, Avrupa’da ayırt edici bir simge haline gelmiş.

1700 ‘lerin Viyana’sında , kahveye süt eklenerek elde edilen o açık kahverengi karışımın adı “Kapuziner “ olarak anılmaya başlanmış. İnsanlar , kahvenin bu yeni ve yumuşak hâlini o kadar sevmiş ki , Kapuziner kısa sürede popüler bir içeceğe dönüşmüş.

Zamanla bu lezzet sınırları aştı ve Viyana’ dan İtalya’nın kahve kültürüne doğru yol aldı. İtalyan dokunuşu ve espresso geleneği birleşince “ cappuccino” ‘ya dönüştü. Modern cappuccino. ‘ nun köpüklü ve hafif yapısı ise 20. Yüzyılda espresso makinelerinin gelişmesiyle ortaya çıktı. İtalya ‘da sabah saatlerinden sonra cappuccino içmek alışılmış bir şey değildir; çünkü onlar için cappuccino bir “ güne başlama ritüeli ‘dir “ . Dünyanın başka yerlerinde ise cappuccino öğleden sonra tatlılarla eşleştirilir , cafe atmosferinin ayrılmaz parçası hâline gelir.

Köpüğünün hafifliği, kahvesinin dengesi ve sütün sıcaklığı , onu hemen ulaşılabilir hem de küçük bir lüks gibi hissettiren bir içecek yapar. Bu nedenle , nerede olursa olsun bir cappuccino sipariş etmek çoğu zaman küçük bir rahatlama anını da beraberinde getirir.

Cappuccino Nasıl Yapılır ?

Cappuccino’ nun sırrı , üç temel unsurun dengeli birleşiminde gizlidir: espresso , sıcak süt ve süt köpüğü. Klasik bir cappuccino , genellikle eşit oranlarla hazırlanır.

Önce ince çekilmiş , kahveden güçlü bir espresso hazırlanır. Bu cappuccino’ nun karakterini belirleyen temel katmandır. Ardından süt , buhar yardımıyla ısıtılırken aynı anda köpürtülür.
Amaç; sütün yanmadan ısınması ve yumuşak , parlak bir köpük elde edilmesidir.

Hazırlanan sıcak süt espressoya eklenir ve üzerine kadifemsi bir süt köpüğü yerleştirilir. Ortaya çıkan içecek , ne çok sert ne de fazla hafiftir; dengeli ve yumuşak bir tat sunar. Benim de severek ve sıkça tercih ettiğim cappuccino , tam bu dengesiyle öne çıkar.

Cappucino , sadece sütle kahvenin buluştuğu bir içecek değil ; yüzyıllar boyunca şekillenen bir kültürün bugüne uzanan hâli . Kapuçin rahiplerinin cübbelerinden Viyana kahvehanelerine , oradan İtalya’nın espresso geleneğine uzanan bu yolculuk , her fincanda kendini hissettiriyor.